6 Temmuz 2010 Salı

Aklınızı Seveyim Aklınızı...


Mert Çetin sevincimin ardından birkaç saat geçmişti sadece ki duyabileceğimiz en acı haberlerden birini duyduk 1 saat kadar önce.

Harry Kewell'a cüzzamlı muamelesi yaparak yüzüne bakmayan, 2 senelik kontrat için ağlatan, Caner'i Arda'nın keyfi kaçmasın diye gönderen, Giovani gibi Ribery'nin 3'te 1'i kadar olsa bile kâr ettirecek bir oyuncuyu elinin tersiyle iten bir yönetimin Keita'yı göndererek ne yapmaya çalıştığını anlamakta çok güçlük çekiyorum.

Harry'nin "Rijkaard kalmamı istemişti" açıklamalarını hatırlatarak kanat oyuncusu kıtlığını çok da arzulamayan teknik ekibimizi temize çıkarayım hemen. Bu satış çılgınlığı geçen sene yapılan harcamalardan geri dönüş alamayan yönetimin panik halinden kaynaklanıyor.

Yine de geçen seneki transfer harcamalarından şikayetçi olmak hâlâ zor bizim için. Gelen isimler çok büyük isimlerdi ama şanssızlık ve orta sahadaki hesabın tutmaması batırdı bizi. Kasadaki para ve 2 sene sonrasının locaları da bitince yapacak çok da bir şey kalmamıştı.

8.15M € fena para değil. Ama Keita'nın aldığı parayı da hesaba katarsak 7M €'luk oyuncudan kâr etmemiş olduk. Türkiye'deki açık ara en iyi oyuncuydu Keita bana göre. Avrupa'da da piyasası olabilirdi. Ama çıkabileceği en yüksek rakam taş çatlasa 10M € olurdu. Yani Keita'dan kasamıza girecek para çok da fena bir para değil. Kâr edilememesi konusunda da "Lyon'dan pahalıya gelmiş o zaman" demekten başka yapacak bir şey yok. Mesela Lyon'dan 5 milyon gibi bir rakama almış olsaydık çok kârlı bir satış olurdu bu.

Keita'nın antipatik hareketlerine de değinmek lazım. Taraftarın hatırı sayılır bir kısmı Trabzonspor ile oynanan maçta yaptığı gösteriye büyük tepki göstermişti. Brezilya maçında Kaka'ya yaptığı hareket bir kısmın Keita'yı tamamen silmesine sebep oldu. Galatasaray'ın oyuncusu olmadığını söyleyenler de oldu, defolup gitsin diyenler de... Açıkçası benim çok da umurumda değildi çünkü diğer meziyetleri bu açıklarını fazlasıyla kapatıyordu. F.bahçe'ye karşı başımıza iş açsa da At.Madrid karşısında takımı kurtararak büyük maçlarda da etkili olabileceğini göstermişti.

Şimdi en büyük merak konusu seneye kanatlarda ne halt yiyeceğimiz... Neeskens sezon sonunda taktik değişikliklerin olabileceğini söylemişti. Kanat oyuncularının teker teker elden çıkarılması Milan benzeri kanatsız bir dizilişe geçeceğimizin habercisi midir? Eğer öyleyse Serdar neden alındı? Kanatlar kullanılacaksa neden Serdar ve Aydın'a kaldı kanatlar? Harry geri dönse bile 20'den fazla maç oynamayacağını düşünürsek; Arda'nın sevgililer gününü, ramazan bayramını, Sinem'le tanışma yıldönümünü falan da hesaba katarsak yine sancılı, tatsız tutsuz bir sezon bekliyor bizi. Vallahi insan üzülüyor Rijkaard'a, Neeskens'e, Baros'a falan...

Son olarak, yolun açık olsun Popito! Çok sevdik biz seni. İsmini de unutulmayanlara yazdık. Taklalarını çok özleyeceğiz...

3 yorum:

Ahmet Demircioglu dedi ki...

Bizim sistemimize hiç mi hiç uymayan, tamamen bireysel oynayan bir futbolcuydu. Pas trafiğine katılmıyordu ve takımı yavaşlatıyordu. Zaten Rijkaard'ın istediği içeri kat eden bir sağ forvet değil, sağ kanat oyuncusuydu. Sistemimize uymuyordu. Ayrıca 29 yaşına gelmiş bir futbolcuyu kaç paraya satabilirsiniz. Satabileceğimiz en iyi yere sattık. Avrupa'da 5-6 milyondan fazla verecek takım bulamazdık. Şahsen ben çok sevindim Keita'nın satılmasına.

Spooky dedi ki...

Kanatlar kullanımayacağı için Serdar ve Aydın'a kalmış olabilir mi?

Kanatların kullanılacağına dair bir fikir öne sürmeden cümleyi oraya getirmek hiç olmamış.

Keita'ya gelince, yarattığı kadar pozisyonu da harcayan bir adamdı. İyiydi, hoştu çok seviyordum ama gidebilir. Bunlar olağan şeyler..

Caner'in Arda'nın keyfi kaçmasın diye gönderildiği iddiası o kadar saçma ki neresine cevap versem bilemedim.

Yaz Helvası dedi ki...

Keita'nın kaybını yalnızca bir kanat oyuncusunu kaybetmek olarak değerlendirmek biraz eksik kalır diye düşünüyorum; çünkü Keita aynı zamanda uzak forvet görevindeydi. Yani oyunu açmak için havadan çapraz topların gönderildiği, takım hücumdayken de arka direkte ikinci forvet rolüne soyunan (ör. A.Madrid'e Sami Yen'de attığı gol) isimdi Keita. Yani Ketia'nın yerini S.Özkan, Dos Santos veya Elano ile doldurmak zor. Yetenek açısından değil, görev tanımı itibariyle zor. Bu durum top yapmakta sıkıntı çeken defansı daha da fazla sıkıntıya sokabilir; çünkü artık GS forvetinde topu uzun oynayabilecekleri herhangi bir oyuncu kalmadı.